5 Maddede İlamlı ve İlamsız İcra Takibi Nedir?

İlamsız icra takibi icra hukuku kapsamında değerlendirilen bir durumdur. Bu kapsamda ilamsız icra takibini bir mahkeme kararına dayanan ilam veya ilam özelliği barındıran bir belge olmadan yapılan icra takibi diyebiliriz. İlamsız icra takipleri, teminattan ve paradan kaynaklanan borcun geri ödenmesi hakkında emirleri kapsadığı için mahkeme kararına ihtiyaç duyulmamaktadır. Yani kısaca ilamsız icra takibi mahkeme kararı olmadan uygulanabiliyor.

1. Kısaca İcra Takibi Nedir?

İcra takibi; borçlu olan kişinin borcu adına yükümlülüklerini yapmaması durumunda icra müdürlükleri tarafından başlatılan takiptir. Eğer  alacaklı bir kişi, alacağını tahsil edemezse, ilamlı veya ilamsız olarak yasal takip süreci başlayabilir. İlamlı icra takibi mahkeme kararı doğrultusunda uygulanmakta yani mahkeme hükmü içermektedir.

2. Genel Olarak İlamsız İcra Takibi Nedir?

 

İlamsız icra takibi genel olarak; ilamlı icra yolu kapalı olması nedeniyle alacaklının mahkeme kararı var olmasına rağmen veya alacaklı bir kişinin borcunu mahkeme kararı olmadan almak için başlattığı tahsilat işlemidir.

3. İlamsız İcra Takibinin Açıldığı Yer

İlamsız icra takibi, icra dairesine alacaklının başvurmasıyla açılır. Bu doğrultuda borçlu kişinin borcunu ödemesi amacıyla, borçluya ödeme emri gönderiliyor. İlamsız icra takipleri sadece teminattan ve paradan kaynaklanan borçlar için kullanılıyor.

4. İlamsız İcra Takibine Borçlunun İtiraz Hakkı

İlamsız icra takibinde alacaklı olan kişiye ödeme emri gönderilmektedir. İlamlı olan icra takibinde ise alacaklıya icra emri gönderilmektedir. Borcu olan kişinin ilamı alma tarihinden itibaren icra takip süreci işlemektedir. Bu sürecin devamında iflas, haciz, veya rehin gibi durumlar ortaya çıkar. İlamsız icra takiplerinde borçlu olan kişinin itiraz hakkı bulunmaktadır. 

5. Yedi Gün İçerisinde İtiraz Dilekçesi Verilmeli

Borcu olan kişi 7 gün içinde kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz dilekçesi düzenlemeli ve ilgili kuruma teslim etmelidir. Bu sayede icra süreci durdurulabilir. Alacaklı olan taraf ise tekrardan dava açarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Dava süreci boyunca borçlunun borcu olduğunu ispat etmesi alacaklı olan tarafın sorumluluğundadır. Borçlu olan taraf ise borcunun tamamını veya bir bölümünü kabul etmeyebilir.

Cevap bırakın